ÖZET
Kültürel ve coğrafi farklılıkların deneyimlendiği turizm sektöründe, etik sorunların ve ikilemlerin önemi her geçen gün artmaktadır. Bu ikilemler, ağırlama sektörü çalışanlarının etik açıdan doğru kararlar almasını ve etik davranmasını zorlaştırmaktadır. Çalışma, ağırlama endüstrisindeki etik ikilemleri incelemeyi amaçlamakta ve etik karar verme sürecindeki zorluklara odaklanmaktadır. Nitel bir yaklaşımın benimsendiği araştırmada; oteller, seyahat acenteleri ve restoranlar dahil olmak üzere ağırlama sektörünün çeşitli kollarından gerçek yaşam vakaları analiz edilmiştir. Tematik analiz yöntemiyle gerçekleştirilen inceleme sonucunda; kurumsal kâr ile etik standartlar arasındaki çatışma, mesleki etik, çalışan hakları ve durumsal faktörlerle ilgili temel etik ikilemler tespit edilmiştir. Bulgular, ticari ve rekabetçi baskıların etik çatışmaların ana kaynağı olduğunu ve bu durumun çalışanları genellikle etik ilkeler ile kurumsal beklentilerin çatıştığı ahlaki açıdan karmaşık durumlarla karşı karşıya bıraktığını ortaya koymaktadır. Çalışmada, bu ikilemlerin değerlendirilmesi ve çözümlenmesi için teleoloji, deontoloji, erdem etiği ve rölativizm gibi çeşitli etik teoriler uygulanmıştır. Özellikle teleolojik yaklaşımların ağırlıklı olarak kâr odaklı ikilemlerle ilişkilendirildiği; deontoloji ve erdem etiğinin çalışan hakları ve mesleki davranış konularında daha belirgin olduğu, rölativizmin ise temel olarak bağlam odaklı ve kültürel hassasiyet gerektiren durumlarda uygulandığı görülmüştür. Sonuçlar, ticari baskıların tetiklediği etik sorunların yaygınlığını ve ağırlama çalışanlarının karşılaştığı ahlaki karmaşıklıkları vurgulamaktadır. Bu çalışma, etik teorilerin ağırlama bağlamında nasıl daha tutarlı ve sağduyulu bir etik karar verme sürecine rehberlik edebileceğinin anlaşılmasına katkı sağlamaktadır.