Sosyal Medyada Failin Davranış Kodları Üzerine: Ahlakın Kaynağı Bağlamında Felsefi Bir Soruşturma

Yazar/lar:

DOI: 10.12711/tjbe.2015.8.0024

Yıl: 2015 Cilt: 8 Sayı: 2

Öz

İletişim kurabilme ve ahlaklı olma insanoğlunun iki özsel niteliğidir. İletişim bireyin bir toplum içinde var olmaya ve varlığını anlamlı hâle getirme uğraşı iken; ahlak var olanın değer ve niteliğine ilişkindir. Doğal olarak her iki kavram bir eyleme(ye) işaret eder. İkisi yan yana geldiğinde ise “var olmanın anlam ve değeri” gibi bir terkip oluşur ki bu da bizi felsefe ile karşı karşıya getirmektedir. Günümüzde ortaya çıkan yeni medya teknolojileri ile beraber medyanın, dolayısıyla iletişimin niteliği de önemli ölçüde değişmiştir. Yeni medya tabiatı gereği yeni etik sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda yapılan etik tartışmaların önemli ölçüde geleneksel medyanın etik kriterleri çerçevesinde yapıldığını görmekteyiz. Biz bu çalışmada bu çerçevede yapılan tartışmalara kısaca değindikten sonra, yeni medyanın önemli bir unsurunu teşkil eden sosyal paylaşım sitelerinde ortaya çıkan birey davranışlarının etik kodlarını “ahlakın kaynağı” bağlamında felsefi bir perspektiften irdelemeye çalışacağız. Ahlakın kaynağı ile ilgili teorilerin bir kısmı doğrudan insanın kendi varlığının analizini de beraberinde getirmektedir. Bu çerçevede öne çıkan iki farklı perspektif kuşkusuz D. Hume ve I. Kant’ın çözümlemelerinde ortaya çıkmaktadır. Her iki düşünürün felsefi perspektiflerinden hangisinin konumuz bağlamında daha açıklayıcı olduğu irdelenmeye çalışılacaktır.

Anahtar Kelimeler
Etik, Ahlak, Ahlakın kaynağı, Etik kodlar, Yeni medya, Sosyal medya, Hume, Kant

Bu makalenin şu dil(ler)de de çevirisi mevcuttur: İngilizce (English)